26 Şubat 2009 Perşembe

BIOS Yerine EFI Geliyor(Extensible Firmware Interface)

BIOS 25 seneden fazladır bilgisayarlarımızı hayata döndürüyor, donanımları kontrol ediyor ve işletim sistemini başlatıyor. Ancak BIOS'un geleceği EFI modern arayüzü olacak.

Extensible Firmware Interface, kısaca EFI (Türkçesi: Genişletilebilir Firmware Arayüzü). Bu seneden itibaren Intel temelli ve MSI markalı anakartlarla kullanıma sunuldu. Avantajı ise 64-Bit sistemleri destekliyor ve bu yüzden yeni donanımların isteklerine göre yapılandırılmış ve geleceğe hazır. Üretici MSI için EFI, gerçek Windows'tan önce çalışan ufak bir işletim sistemi.

Eski BIOS deneyimsiz kullanıcıları hassas sistem ayarlarını değiştirmekten korkuturken EFI, buna davet çıkarıyor ve sistemi tamamen baştan şekillendiren hatta belki de kullanılmaz hale getirebilen ayarlar sunuyor. MSI bu tehlikeyi gelecekte basit ve uzman modu şeklinde iki farklı profil sunarak ortadan kaldırıyor.

EFI ancak Vista Service Pack 1'den itibaren destekleniyor, öncesindeki işletim sistemleri (dolayısıyla XP) kapsam dışında kalıyor. Yüksek bir ihtimalle 2010 başında çıkacak olan Windows 7'den itibaren Microsoft, EFI'yi tüm ek özellikleriyle beraber tamamen destekleyecek.

Apple bu konuda da öncülüğü elden bırakmıyor. Intel tabanlı Mac'lerde EFI çoktandır mevcut ve OS-X bilgisayarlarda Windows'un da çalışmasını mümkün kılıyor.

BİLİM TARİHİ

Arşimet (Archimedes)M.Ö. 287 - 212 yılları arasında yaşamış Sicilya doğumlu Yunan matematikçi, fizikçi, astronom, filozof ve mühendis. Bir hamamda yıkanırken bulduğu iddia edilen suyun kaldırma kuvveti bilime en çok bilinen katkısıdır ancak pek çok matematik tarihçisine göre integral hesabın babası da Arşimet'tir.Roma generali Marcellus, Sirakuza'yı kuşattığında, Archimedes adlı bir mühendisin yapmış olduğu silahlar nedeniyle şehri almakta çok zorlanmıştı. Bunların çoğu mekanik düzeneklerdi ve bazı bilimsel kurallardan ilham alınarak tasarlanmıştı. Örneğin, makaralar yardımıyla çok ağır taşlar burçlara kadar çıkarılıyor ve mancınıklarla çok uzaklara fırlatılıyordu. Hatta Archimedes'in aynalar kullanmak suretiyle Roma donanmasını yaktığı da rivayet edilmektedir. Ancak bütün bunlara karşın M.Ö. 212 yılında Romalılar Sirakuza'yı zapt ettiler ve şehrin diğer ileri gelenleriyle birlikte Archimedes'i de öldürdüler. Söylendiğine göre, bu sırada Archimedes toprak üzerine çizdiği bir problemin çözümünü düşünüyormuş ve yanına yaklaşan Romalı bir askere oradan uzaklaşmasını ve kendisini rahat bırakmasını söylemiş; ancak asker Archimedes'e aldırmayarak hemen öldürmüş. Tarihin nadir olarak yetiştirdiği bu çok yetenekli bilim adamının öldürülüşü Romalı generali de çok üzmüş.Archimedes hem bir fizikçi, hem bir matematikçi, hem de bir filozoftur. Gençliğinde bir süre İskenderiye'de bulunmuş, burada Eratosthenes ile arkadaş olmuş ve daha sonra da onunla mektuplaşmıştır. Archimedes'in mekanik alanında yapmış olduğu buluşlar arasında bileşik makaralar, sonsuz vidalar, hidrolik vidalar ve yakan aynalar sayılabilir. Bunlara ilişkin eserler vermemiş, ancak matematiğin geometri alanına, fiziğin statik ve hidrostatik alanlarına önemli katkılarda bulunan pek çok eser bırakmıştır.Geometriye yapmış olduğu en önemli katkılardan birisi, bir kürenin yüzölçümünün 4πr2 ve hacminin ise 4/3 πr3 eşit olduğunu kanıtlamasıdır. Bir dairenin alanının, tabanı bu dairenin çevresine ve yüksekliği ise yarıçapına eşit bir üçgenin alanına eşit olduğunu kanıtlayarak pi'nin değerinin 3 l/7 ve 3 10/71 arasında bulunduğunu göstermiştir.Archimedes'in en parlak matematik başarılarından biri de, eğri yüzeylerin alanlarını bulmak için bazı yöntemler geliştirmesidir. Bir parabol kesmesini dörtgenleştirirken sonsuz küçükler hesabına yaklaşmıştır. Sonsuz küçükler hesabı, bir alana tasavvur edilebilecek en küçük parçadan daha da küçük bir parçayı matematiksel olarak ekleyebilmektir. Bu hesabın çok büyük bir tarihi değeri vardır. Sonradan modern matematiğin gelişmesinin temelini oluşturmuş, Newton ve Leibniz'in bulduğu diferansiyel ve entegral hesap için iyi bir temel oluşturmuştur.Archimedes Parabolün Dörtgenleştirilmesi adlı kitabında, tüketme metodu ile bir parabol kesmesinin alanının, aynı tabana ve yüksekliğe sahip bir üçgenin alanının 4/3'üne eşit olduğunu ispatlamıştır.İlk defa denge prensiplerini ortaya koyan bilim adamı da Archimedes'dir. Bu prensiplerden bazıları şunlardır: 1. Eşit kollara asılmış eşit ağırlıklar dengede kalır. 2. Eşit olmayan ağırlıklar eşit olmayan kollarda aşağıdaki koşul sağlandığında dengede kalırlar: f1 · a = f2 · bBu çalışmalarına dayanarak söylediği "Bana bir dayanak noktası verin Dünya'yı yerinden oynatayım." sözü yüzyıllardan beri dillerden düşmemiştir.Archimedes, kendi adıyla tanınan sıvıların dengesi kanununu da bulmuştur. Söylendiğine göre, bir gün Kral II Hieron yaptırmış olduğu altın tacın içine kuyumcunun gümüş karıştırdığından kuşkulanmış ve bu sorunun çözümünü Archimedes'e havale etmiş. Bir hayli düşünmüş olmasına rağmen sorunu bir türlü çözemeyen Archimedes, yıkanmak için bir hamama gittiğinde, hamam havuzunun içindeyken ağırlığının azaldığını hissetmiş ve "Buldum, buldum" diyerek hamamdan fırlamış. Acaba Archimedes'in bulduğu neydi? Su içine daldırılan bir cisim taşırdığı suyun ağırlığı kadar ağırlığından kaybediyordu ve taç için verilen altının taşırdığı su ile tacın taşırdığı su mukayese edilerek sorun çözülebilirdi.Archimedes'in araştırmalarından önce, tahtanın yüzdüğü ama demirin battığı biliniyordu; ancak bunun nedeni açıklanamıyordu. Archimedes'in bu kanunu doğada tesadüflere yer olmadığını, her zaman aynı koşullarda aynı sonuçlara ulaşılacağını göstermiştir. Archimedes, 23 yüzyıl önce, modern bilimsel yöntem anlayışına çok yakın bir anlayışla, bugün de geçerli olan statik ve hidrostatik kanunlarını bulmuş ve bu katkılarıyla bilim tarihinin en büyük üç kahramanından birisi olmaya hak kazanmıştır.

HANGİ YÜZE HANGİ SAÇ MODELİ

Bunun için önce yüz şekillerini bilmeliyiz. Yedi çeşit yüz şekli vardır. Bir yüzü oluşturan yedi şekil aşağıdaki gibidir.Saçımızı kestirmeye karar vermeden önce ne istediğimize karar vermeliyiz. Saçımız mı ön planda olsun ,yoksa yüzümüz mü? İşte yüz şekillerine göre ideal saç kesimleri..1-Yuvarlak Yüz:Dengeli yumuşak bir yüz yapısıdır.Suratta değişiklik yapmaz. Ama yüzünüzün yuvarlaklığından şikayetçi iseniz ve bunu biraz olsun inceltmek istiyorsanız saçınızın volümünü yüksek tutacak modelleri tercih etmelisiniz. Böylece saçınız ön planda olup,yüzünüzün yuvarlaklığı biraz olsun azalacaktır.Yüzünüzün hatlarına göre öne doğru kesilmiş tutamlarda yüzünüzü biraz olsun inceltecektir.2-Kare Yüz:Kare yüz yapısıda yuvarlak yüz gibi dengelidir. Sertlik ön plandadır. Kare bir yüze saç kesimi yaparken eğer yüz şeklinizi değiştirmek istemiyorsanız size en uygun olanı yine kare bir kesimdir. Fakat yüzünüzdeki ifadeyi yumuşatmak, dengelemek istiyorsanız saçınıza yuvarlak modeller kestirmelisiniz.Bunu yaparken saçınıza yuvarlak bir kesimli kahkül ve şakaklarınıza inen saç tutamları yaptırabilirsiniz.3-Diktörtgen Yüz:Suratta değişiklik yapan ama fazla değiştirmiyen bir yüz şeklidir. Eğer yüzünüzü biraz kısalmak amacı ile kesim düşünüyorsanız çene kemiğini geçmeyecek şekilde kesim yaptırabilsiniz. Şakak kemiğini örtecek şekilde kesilen kesimler ile dengeli,uyumlu saç modellerine sahip olabilirsiniz.4-Enine Diktörtgen Yüz:Bu yüz şeklinde yüzünüzü biraz uzatmak ver şakak kemiklerinizin ön plana çıkmasını istemiyorsanız uzun saç modelleri ya da saçınızda yukarlara verilecek volümlerle saçınızın biçimini dikdörtgen şeklinde kesimler vasıtası ile yüzünüzü inceltebilir ve yüz yapınızda birazda olsun değişiklikler yapabilirsiniz.5-Ters Üçgen Yüz:Surat yapısını tamamen değiştirebilen yüz şeklidir.Bu tip yüz şekillerinde daha modern kesimler yapmak mümkündür. Makyaj için ise en elverişli yüz biçimidir. Kişileri çok enerji dolu gösteren bu yüz şekline eğer yüz biçimini değiştirmeden daha bir güçlülük katmak istiyorsanız, saçınızın yanlarını ve enselerini kısa kestirerek ,saç tepesine volüm vererek kesilen saç modellerini tercih etmelisiniz. Ama kendinize biraz dengeli,uyumlu ve yumuşak bir yüz ifadesi vermek istiyorsanız tam tersi enselerde daha çok volümü olan ve saçın tepesine doğru volümü azaltılmış saç modellerini tercih etmelisiniz.6-Üçgen Yüz:Saç şeklinde daha negatif olan bir yüz biçimidir. Kişileri enerjisi zayıflamış ve yorgun gösterir. Bu tip yüz şekillerinde negatif olan yüz biçimini saçınıza verilecek pozitif enerji ile dengelemelisiniz. Bunu enselerde saçı azaltarak şakak kemiğindeki bölgeden saç tepesine doğru volümü arttırarak yaptırabilirsiniz. Küçük kare kesimler yaptırabilirsiniz.7-Baklava Yüz:Bu yüz biçiminde saçınıza uzun, kısa, düz, dalgalı, kahküllü modelleri uygulayabilirsiniz. Sadece bunları uygularken kuaförünüz ile diyalog kurarak boyunuza,kilonuza ya da yüzünüzde nerenin ön planda, nereniz arka planda kalmasına karar vererek saç modelinizi bulmalısınız.

ANNE SÜTÜNÜ ARTTIRAN ÇAY

Bebeklerin sağlığı ve gelişiminde, özellikle ilk 6 ayda eşsiz ve mucizevi besin kaynağı olan anne sütü, bağışıklık sisteminden, zeka düzeyine kadar, insan hayatında etkisi bir ömür boyu sürecek inanılmaz ve son derece iyi sonuçlar yaratıyor. Yüzyıllar boyu anne sütünü artırıcı etkisi bilinen ve kanıtlanan bitkiler, anne sütünü artırmaya yardımcı, Türkiye’deki ilk ve tek doğal bitki çayı olan Humana Still-Tee’nin içeriğinde, dengeli bir karışımla bir araya getirildi.Türkiye’de, eczanelerde satışa sunulan Humana Still-Tee’nin içeriğinde yer alan tamamen doğal bitkisel karışım, düzenli içildiğinde, doğum sonrasından başlayarak, tüm emzirme döneminde süt bezlerini uyarıyor ve böylece anne sütünün miktar olarak artmasına ve yapımının hızlanmasına yardımcı oluyor.Humana Stil-Tee emzirme çayının içeriği, geleneksel olarak yüzyıllardan beri anne sütünü artırdığı bilinen ve tıbben galaktogog olarak isimlendirilen bitkilerin dengeli ve ideal karışımından oluşuyor. Bu bitkilerden anne sütünü artırıcı etkisi olanlar, Çemen Otu, Keçi Sedefi Otu, Rezene, Mine Çiçeği olarak sıralanırken, Amber Çiçeği, Ağaç Çileği ve Rooiboss bitkileri de çayın lezzetini artırmak, kokusunu ve tadını mükemmelleştirmek, vitaminler ve mineraller açısından zenginleştirmek için ilave edilmiş bulunuyor.Humana Still – Tee emzirme çayının içerisinde bulunan galaktogog adı verilen bitkiler, anne sütünün yapılması için, emziren annede zaten mevcut olan prolaktin ve oksitosin adlı hormonların aktivitesini artırarak, anne sütü üretimini hızlandırıyor ve salgılanan anne sütü miktarını artırmaya yardımcı oluyor. Yüzde 100 doğal ve bitkisel olan Humana Stil-Tee, hiçbir boya ve katkı maddesi ile suni aroma içermiyor.Humana Still – Tee emzirme çayının etkisi 24- 72 saat içinde ortaya çıkıyorHumana Stil-Tee, bir bardak suya iki tatlı kaşığı ilave edilip karıştırılarak hazırlanıyor. Suda eriyen granül yapısı sayesinde kolayca hazırlanabilen Humana Still-Tee, isteğe bağlı olarak soğuk, ılık ya da sıcak içilebiliyor. Günde 3- 4 kez içilmesi tavsiye edilen Humana Still-Tee’nin anne sütünü artırmaya katkı sağlayıcı etkisi, 24- 48 saat içinde görülüyor. C vitamini ilaveli olduğu için annenin günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 72’sini karşılayan Humana Still-Tee, düşük kalorili olması nedeniyle de, anneler için doğumun ardından kilo endişesi yaşatmadan anne sütünü artırmaya yardımcı oluyor. Bir bardak Humana Still-Tee, 34 Kcal, yani sadece yarım dilim ekmek kadar kalori içeriyor. Emziren annenin süt verme döneminde artan sıvı ihtiyacını da gideren Humana Stil-Tee, eczanelerde 200 gramlık kutularda satışa sunuluyor ve bir kutudan 200 mililitrelik 22 fincan çay çıkıyor.Avrupa’nın önde gelen bebek mamaları üreticisi HUMANA tarafından üretilen ve iki yıldır AB ülkelerindeki annelere sunulmakta olan doğal bitkisel emzirme çayı Humana Still-Tee, Mamsel İlaç Sanayi tarafından, Türkiye’de eczaneler kanalıyla sütü yeterli olmayan annelere ulaştırılıyor.

BİTKİLER VE FAYDALARI

ACI BAKLA Semen Lupini Şeker hastalığına karşı kullanılır.ACI YONGA Lignum Quassiae İştah açıcı, kuvvet verici, kurt ve ateş düşürücüADAÇAYI Salvia officinalis Gaz söktürücü, antiseptik, kuvvet verici ve uyarıcıALIÇ Fructus Crataegi Özellikle kalp üzerinde etkili, idrar söktürücü, kabızALTINOTU Herba Ceterachi İdrar söktürücü ve kabız etkileri vardır. Basura karşı, haricen kullanılır.AMBER Ambra Grisea Kaşalot balığından elde edilir. Kalbi kuvvetlendirir, iştah açar ve cinsel arzuyu artırır.ANASON Fructus Anisi Vulgaris Gaz söktürücü, iştah açıcı, süt artırıcı ve uyku vericidir.ANDIZ KÖKÜ Radix Helenii Safra söktürücü, öksürük kesici, göğüs yumuşatıcı,kuvvet verici ve kurt düşürücüdür.ARDIÇ TOHUMU Fructus Juniperi İdrar artırıcı, terletici, midevî ve antiseptik özellikleri vardır.ASPİR Flos Carthami Romatizma ağrılarına karşı etkilidir. Dahilen terletici, kurt düşürücü ve adet getiricidir.BALIKOTU Fructus Cocculi indici Dahilen kurt düşürücü, sara nöbetlerini azaltıcı olarak kullanılır. Tehlikeli bir drogdur.BAMYA ÇİÇEĞİ Flos Hibisci Dahilen göğüs yumuşatıcı, lapa halinde haricen çıbanları olgunlaştırıcıdır.Kabızlığa karşı etkili ve zararsız bir drogdur.BESBASE Rhizoma Polypodii Müshil, safra ve balgam söktürücü ve kurt düşürücü etkilere sahiptir.BİBERİYE Folium Rosmarini Dahilen kabız, hazım sistemi uyarıcısı, safra artırıcı ve idrar söktürücü, haricen ise iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılır.BÖĞÜRTLEN Folium Rubi Kabız, kuvvet verici, idrar söktürücü ve şeker hastalığına karşı kullanılır. Bademcik iltihaplarında da gargara yapılır.CİVAN PERÇEMİ Herba Millefolii İdrar artırıcı, iştah açıcı, gaz söktürücü, adet söktürücü ve yara iyileştiricidir.ÇAKŞIROTU KÖKÜ Ferulae meifoliae Cinsel kudreti artırıcı olarak etkilidir.ÇAM SAKIZI Terebenthina Communis Solunum ve idrar yolları hastalıklarında kullanılan etkili bir antiseptiktir.ÇEKEM Fructus Visci albi Kabız, idrar artırıcı, kusturucu, kuvvet verici ve tansiyon düşürücü etkileri vardır. Romatizma ağrılarında kullanılır.ÇÖREKOTU Semen Nigellae İdrar ve süt artırıcı, iştah açıcı ve adet söktürücüdür.ÇÖVEN KÖKÜ Radix Saponariae albae Tedavide nadiren kullanılır. Bilhassa tahin helvası yapımında kullanılır. İdrar ve balgam söktürücüdür.DAĞÇAYI Sideritis Uyarıcı, gaz söktürücü, iştah açıcı ve mide ağrılarını kesici özelliklere sahiptirler.DEFNE YAPRAĞI Folium Lauri Terletici, antiseptik ve midevi etkilere sahiptir.DEVE ÇÖKERTEN Fructus Tribuli Taş düşürücü, idrar söktürücü ve kuvvet verici olarak kullanılmaktadır.DEMİR HİNDİ Pulpa Tamarindorum Müshil ve müleyyin bir etkiye sahiptir. Hiçbir tahriş edici etkisi yoktur.DENİZ KADAYIFI Carrageen Dahilen, çok kullanılan bir göğüs yumuşatıcı ve öksürük kesicidir.DEVE DİKENİ Herba Cardui mariae Karaciğer hastalıklarına karşı ve safra artırıcı olarak kullanılır.DUT MEYVASI Fructus Mori nigri Meyvalardan hazırlanan şurup, gargara halinde, ağız ve boğaz hastalıklarına (pamukçuk) karşı kullanılır.EĞİR KÖKÜ Rhizoma Calami aromatici Gaz söktürücü, terletici ve antispazmotiktir. Dahilen Prostat, haricen ise romatizma için kullanılır.FESLEĞEN Herba Basilici Yatıştırıcı, midevi, idrar artırıcı ve gaz söktürücüdür.FUNDA Herba Ericae İdrar yolları dezenfektanı, idrar söktürücü ve kabız etkilere sahiptir.GELİNCİK Flos Rhoeados Yatıştırıcı, öksürük kesici, göğüs yumuşatıcı ve hafif uyutucu etkilere sahiptir.GİNSENG Ginseng Kalp kuvvetlendirici ve yorgunluğu gidericidir. Cinsel gücü artırıcı etkileri vardır.GÜNLÜK Gummi Olibanum Dahilen kuvvet verici, yatıştırıcı, kabız, idrar artırıcı, adet söktürücü, adet getirici ve romatizma ağrılarını dindiricidir.HALİLE (Kara-Sarı) Fructus Myrobalani Sarı halile müshil, Kara halile ise kabız olarak kullanılır. Haricen ise yara iyileştiricidir.HARDAL TOHUMU Sinapis nigrae Haricen lapası, yakısı ve banyosu yapılir. Kanı cilde toplamak ve ağrı kesmek için kullanılır.HATMİ ÇİÇEĞİ Flos Altheae Göğüs yumuşatıcı ve tahrişleri gidericidir.HAVACIVA Radix Alkannae Kabız ve yara iyileştiricidir.HAVUÇ TOHUMU Dauci carotae Midevi, gaz söktürücü, gebeliği önleyici ve cinsel gücü artırıcıdır.HAYIT TOHUMU Agni-Casti idrar artırıcı, gaz söktürücü ve yatıştırıcıdır.HÜNNAP Jujubae Göğüs yumuşatıcı, öksürük kesici, müshil ve kan temizleyicidir. Şeker hastalığına karşı da kullanılır.IHLAMUR Flos Tiliae İdrar artırıcı, terletici, yatıştırıcı, uyutucu ve göğüs yumuşatıcıdır.ISIRGAN Folium Urticae Yaprak veya kök, dahilen kan temizleyici, idrar artırıcı ve iştah açıcıdır.İĞDE ÇİÇEĞİ Flos Elaeagni Kabız, kuvvet verici ve antiseptiktir. C vitamini deposudur. Gribe karşı etkilidir.KAFUR Camphora Sinir sistemi, solunum ve kalp üzerinde uyarıcı etkileri vardır.KAKULE Cardamomi İştah açıcı, gaz söktürücü ve midevi etkilere sahiptir. Kahveye konur.KEBABİYE Cubebae Solunum sistemi antiseptiğidir. Belsoğukluğunda kullanılır.KARANFİL Caryophyllus Uyarıcı, midevi ve antiseptik etkileri vardır.KEKİK Herba Thymi Midevi, yatıştırıcı, antiseptik etkileri vardır.KEREVİZ TOHUMU Apii graveolentus Uyarıcı ve iştah açıcıdır. Prostat için kullanılır.KETEN TOHUMU Semen Lini Müshil, sindirim sistemi iltihapları ve tahrişlerine karşı koruyucudur.KINAKINA Cortex Chinae midevi, sıtma ve gribal enfeksiyonlara karşı koruyucu, kalp yatıştırıcıdır.KISA MAHMUT Chamaedrys midevi, uyarıcı, şeker hastalığına karşı etkilidir.KIZILCIK Corni maris Etkili ve zararsız bir ishal kesicidir.KİTRE Tragacantha Boğaz hastalıkları ve iltihaplarında koruyucudur.KUDRET NARI Momordicae charantiae Mide ve barsak ülserine karşı dahilen kullanılır. Yara, çıban ve ekzemalarda haricen kullanılır.KUŞBURNU Rosae caninae Bilhassa C vitamini bakımından zengindir. Kabız ve kuvvet vericidir. Şeker hastalığına karşı da kullanılır.LAVANTA Flos Lavandulae İdrar artırıcı, romatizma ağrılarını dindirici, antiseptik, sinir ve kalp kuvvetlendiricidir.MAHLEP Pruni mahaleb Afrodizyak, balgam söktürücü, nefes darlığı ve prostat için, ayrıca şeker hastalığına karşı kullanılır.MENENGİÇ Terebinthina Chia Dahilen idrar ve solunum yolları antiseptiği olarak kullanılır.MEYAN KÖKÜ Radix Liquiritiae Göğüs yumuşatıcı, balgam söktürücü, tad düzeltici ve öksürük kesici etkileri vardır.MISIR PÜSKÜLÜ Stylus Maydis İdrar söktürücü ve taş düşürücüdür.MUSKAT Myristicae Gaz söktürücü ve antiseptik olarak bilhassa karın ağrıları için kullanılır.MÜRSAFİ Gummi Myrrihae Antiseptik ve uyarıcıdır. Bilhassa solunum yolu hastalıklarına karşı kullanılır.NANE Folium Menthae Özellikle sinirsel kaynaklı mide bulantılarını kesici olarak etkilidir.OĞULOTU Folium Melissae Yatıştırıcı, midevi, terletici ve antiseptiktir.PAPATYA Chamomillae vulgaris İdrar artırıcı, yatıştırıcı, safra söktürücü, boğaz iltihaplarında ve iltihaplı yaralara karşı etkilidir.PELİNOTU Herba Absinthii Midevi, ateş düşürücü, adet getirici etkileri vardır.REZENE Foeniculi Midevi, gaz söktürücü ve süt artırıcıdır.SAFRAN Crocus Stigmata Uyarıcı, iştah açıcı, adet söktürücü, koku ve renk vericidir. Değerli bir baharattır.SALEP Tuber Salep Afrodizyak, kuvvet verici, çocuk ishallerini kesicidir.SANDALOS Sandaraca Haricen ve dahilen romatizma ağrılarını dindirici olarak etkilidir.SARI SABIR Aloe Kalın barsağa etkili bir müshildir.SARI KANTARON Herba Hyperici Dahilen antispazmotik, kabız, yatıştırıcı, haricen ise antiseptik ve yara iyileştiricidir.SERVİ KOZALAĞI Cupressi Çocukların gece işemelerinde, haricen basura ve kokulu ayak terlemelerine karşı kullanılır.SİNAMEKİ Folium Sennae Kalın barsak üzerinde etkili olan, kuvvetli bir müshildir.ŞAHTERE Herbe Fumariae İdrar artırıcı, yatıştırıcı, zayıflatıcı ve tansiyon düşürücüdür.ŞEYTAN TERSİ Gummi Asa foetida Sinir sistemi yatıştırıcısı, hazmı kolaylaştırıcı ve gaz söktürücüdür.ÜZERLİK TOHUMU Semen Pegani Kurt düşürücü, adet söktürücü, uyuşturucu, terletici ve yatıştırıcıdır.ZAHTER Saturejae hortensis Şeker hastalığına karşı kullanılır.ZENCEFİL Rhizoma Zingiberis Yatıştırıcı ve gaz söktürücüdür.ZERDEÇAL Curcuma longae Midevi, gaz söktürücü ve safra artırıcıdır.ZULUMBA Rhizoma Zedoariae İştah açıcı, uyarıcı, idrar artırıcı, balgam ve gaz söktürücüdür.ACI ELMA YAĞI Salvia Triloba Gaz söktürücü, midevi, ter kesici, idrar artırıcıdır. Haricen yara iyi edici ve antiseptik olarak kullanılır.ANASON YAĞI Oleum anisi Sinir sistemi uyarıcısıdır.BADEM YAĞI Oleum Amygdalae Dahilen müshil, haricen yumuşatı-cı ve yara iyi edici olarak kullanılır.BİBERİYE YAĞI Oleum Rosmarini Haricen romatizma ağrılarını dindirici olarak kullanılır.CEVİZ YAĞI Juglandis regiae Müshil ve safra artırıcı olarak kullanılır.ÇAM TERE- BENTİN YAĞI Oleum Terebinthinae Neft yağı olarak da tanınır. Hari-cen romatizma ağrılarını giderici ve saçları besleyici olarak kullanılırÇÖREKOTU YAĞI Nigellae sativae Haricen saç dökülmesi ve kepeğe karşı kullanılır.DEFNE YAĞI Lauri expressum Romatizma ağrılarını dindirici ve vücut parazitlerini öldürücüdür. Ayrıca, saç dökülmesini de önler.HİNT YAĞI Oleum Ricini İnce barsak üzerinde etkili olan ve tahriş yapmayan bir müshildirKAKAO YAĞI Oleum cacao Basur memelerini, kadınların göğüslerindeki yara ve çatlakları yumuşatmak için haricen kullanılır.KARANFİL YAĞI Oleum Caryophylli Dişhekimliğinde antiseptik ve ağrı kesici olarak, dahilen ise gaz söktürücü olarak kullanılır.KEKİK YAĞI Oleum Thymi Dahilen safra artırıcı, kurt düşürücü ve ağrı dindirici, haricen ise antiseptik olarak kullanılır.KETEN YAĞI Oleum Lini Bezir yağı olarak bilinir. Yara ve yanık tedavisinde kullanılır.KARABAŞ YAĞI Lavandulae Romanae Haricen ve dahilen antiseptik olarak kullanılır.LİMON YAĞI Oleum Limonis Uyarıcı ve koku verici olarak kullanılmaktadır.MERSİN YAĞI Oleum Myrti Dahilen bronşit, verem ve belsoğukluğu gibi hastalıkların tedavisinde ve şeker hastalığına karşı kullanılmaktadır.NANE YAĞI Menthae Piperitae Hafif antiseptik, ferahlatıcı, koku verici ve mide bulantılarını giderici olarak kullanılır.OKALİPTÜS YAĞI Oleum Eucalypti Antiseptik olarak haricen kullanılır.SIĞLA YAĞI Styrax Liquidus Haricen antiseptik, yara iyi edici ve anti paraziter olarak kullanılır.SUSAM YAĞI Oleum Sesami Dahilen müshil olarak etkilidir. Şe-ker hastalığına karşı da kullanılır.TARÇIN YAĞI Oleum Cinnamomi İştah açıcı ve midevi olarak dahilen kullanılır.

Benjamin Button'un Tuhaf Hikayesi


F. Scott Fitzgerald’ın 1920’lerde yazdığı ve seksenli yaşlarında doğup, geriye doğru yaşlanan bir adamı konu alan hikayesinden uyarlanan “Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi” sinema severlerin uzun süredir beklediği bir yapım... Benjamin Button hepimiz gibi zamanı durduramayan bir adamdır. Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda, 1918’de, New Orleans’tan başlayıp 21. yüzyıla uzanan serüveniyle, onun hikayesi herhangi birininkinden daha sıradışı bir hayatı içerir. Film, pek de sıradan olmayan bu adamın yaşadığı serüven içinde karşısına çıkan kişilerin ve yerlerin, bulduğu ve kaybettiği aşkların muazzam öyküsünü, hayatın keyifleri ile ölümün hüznünü ve zamanın ötesine uzanan şeyleri konu alıyor. Benjamin, Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda doğar. Annesi doğum sırasında ölünce, babası çocuğun 80 yaşındaki görüntüsü karşısına dehşete düşer ve onu bir emekliler evinin basamaklarına terk eder. Burada çocuk içeri alınır ve Benjamin’in tuhaf hikâyesi başlar. Çevresindeki herkes yaşlanırken, Benjamin tek başına gençleşmektedir.

ÜÇ MAYMUN


Gerçeği bilmek, görmek istememek, duymamak veya hakkında konuşmamak, kısacası “Üç Maymun”u oynamak onun var olduğu gerçeğini değiştirir mi? Sorgusu üzerine inşa edilen film, Ceylan’ın sözleriyle, “küçük zaafların büyük yalanlara dönüşerek parçaladığı bir ailenin, gerçeği örtbas ederek herşeye karşın birarada kalma çabasını” anlatıyor.
Yaklaşan genel seçimlere bir muhalefet partisinden aday olarak girecek iş adamı Servet, ıssız bir yolda trafik kazası yapar. Ölümle sonuçlanan kaza sırasında araçta bile olmayan şoförü Eyüp’e para verip yalan söyleterek ölümün sorumluluğunu almasını ister. Servet, kendisi yerine hapse giren Eyüp’ün karısı Hacer ile de ilişkiye girmeye başlayınca, olaylar sonunda bir aile dramına sebep olacak kadar karışır.
2008 Cannes Film Festivali’nde yarışan film, hem eleştirmenlerden tam not aldı, hem de Nuri Bilge Ceylan’a Uzak ve İklimler ile kazanamadığı “En iyi Yönetmen” ödülünü getirdi.


Üç Maymun - Three Monkeys - DVDRip - 2008 - Dram
Tür : DramGösterim Tarihi : 24 Ekim 2008Yönetmen : Nuri Bilge CeylanSenaryo : Nuri Bilge Ceylan , Ebru CeylanGörüntü Yönetmeni : Gökhan TiryakiYapım : 2008, Türkiye / Fransa / İtalya , 109 dk.Oyuncular:Hatice Aslan (Hacer) , Yavuz Bingöl (Eyüp) , Ercan Kesal (Servet) , Rıfat Sungar (İsmail)

BENİ UNUTMA ... !


Bir gün gelir de unuturmuş insan En sevdiği hatıraları bile Bari sen her gece yorgun sesiyle Saat on ikiyi vurduğu zaman Beni unutma

Çünkü ben her gece o saatlerde Seni yaşar ve seni düşünürüm Hayal içinde perişan yürürüm Sen de karanlığın sustuğu yerde Beni unutma...

O saatlerde serpilir gülüşün Bir avuç su gibi içime, ey yar Senin de başında o çılgın rüzgar Deli deli esiverirse bir gün Beni unutma

Ben ayağımda çarık, elimde asa Senin için şu yollara düşmüşüm Senelerce sonra sana dönüşüm Bir mahşer gününe de rastlasa Beni unutma


Ümit Yaşar Oğuzcan

HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM

Seni, anlatabilmek seni. İyi çocuklara, kahramanlara. Seni anlatabilmek seni, Namussuza, halden bilmeze, Kahpe yalana.

Ard- arda kaç zemheri, Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu. Dışarda gürül- gürül akan bir dünya... Bir ben uyumadım, Kaç leylim bahar, Hasretinden prangalar eskittim. Saçlarına kan gülleri takayım, Bir o yana Bir bu yana...

Seni bağırabilsem seni, Dipsiz kuyulara, Akan yıldıza, Bir kibrit çöpüne varana, Okyanusun en ıssız dalgasına Düşmüş bir kibrit çöpüne.

Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin, Yitirmiş öpücükleri, Payı yok, apansız inen akşamlardan, Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene, Seni anlatabilsem seni... Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır Üşüyorum, kapama gözlerini...


Ahmed ARİF

BÖYLE BİR SEVMEK

ne kadınlar sevdim zaten yoktular yağmur giyerlerdi sonbaharla bir azıcık okşasam sanki çocuktular bıraksam korkudan gözleri sislenir ne kadınlar sevdim zaten yoktular böyle bir sevmek görülmemiştir

hayır sanmayın ki beni unuttular hâlâ arasıra mektupları gelir gerçek değildiler birer umuttular eski bir şarkı belki bir şiir ne kadınlar sevdim zaten yoktular böyle bir sevmek görülmemiştir

yalnızlıklarımda elimden tuttular uzak fısıltıları içimi ürpertir sanki gökyüzünde bir buluttular nereye kayboldular şimdi kimbilir ne kadınlar sevdim zaten yoktular böyle bir sevmek görülmemiştir

Attilâ İlhan

9 Şubat 2009 Pazartesi

7 Şubat 2009 Cumartesi

Türk adı nereden geliyor! Türk Adının kaynağı

Türk adı nereden geliyor! Türk Adının kaynağıTürk Milleti'nin tarihi neredeyse insanlık tarihi kadar eskidir; Türkler binlerce yıldan beri tarih sahnesinde yer almaktadırlar. Bu durum, bilim adamlarının dikkatini çekmiş ve onları Türk kelimesinin kökenini araştırmaya yöneltmiştir. Türk adının kaynağını bulmak amacıyla yapılan araştırmaların sonuçlarına dayanarak çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Kimi uzmanlara göre, Türk adına ilk defa MÖ 14. yüzyılda "Tik" veya "Tikler" şeklinde rastlanılmıştır. Bazı uzmanlar ise bu adın MÖ 14. yy.dan önce de var olduğu görüşünü benimsemişlerdir. Türkler'in binlerce senelik geçmişi göz önünde bulundurularak, Türk adının nereden geldiğine ilişkin birçok iddia ortaya atılmıştır.Türkler'in eski dönemlerine ilişkin bilgilerin kökeni çoğunlukla Çin tarihine dayanmaktadır. Çinli tarihçiler MÖ 2000-1000 yılları arasında ilk Türk hükümdarlarından bahsetmektedirler. Bununla birlikte, eski Çin kaynaklarındaki Türk hükümdarlarının ve devletlerinin adları Çince yazılıdır. Bunların Türkçe karşılıkları tam anlamıyla bilinmemektedir. Profesör Erol Güngör'ün deyişiyle, "Bizim atalarımız o çağda "Türk" adıyla anılmıyordu. "Türk" kelimesi bugün bir milletin adıdır ama atalarımız o zaman henüz bir millet halinde değildi. Boy ve aşiretler halinde yaşıyorlardı ve her aşiretin ayrı bir adı vardı." Türk adının tarih sahnesine çıkışı MS 6. yüzyılda kurulan Göktürk milleti ile olmuştur. Orhun kitabelerinde yer alan "Türk" adı daha çok "Türük" şeklinde gösterilmiştir. Yani, Türk kelimesini ilk defa resmi olarak kullanan siyasi teşekkül Gök-Türk İmparatorluğu olmuştur. Göktürkler'in ilk dönemlerinde Türk sözü bir devlet adı olarak kullanılmışken, daha sonra Türk Milleti'ni ifade etmek için kullanılmaya başlanmıştır.Çin İmparatoru MS 585 yılında, Gök-Türk Kağanı İşbara'ya gönderdiği mektupta "Büyük Türk Kağanı" diye hitap etmiştir. İşbara Kağan'ın Çin İmparatoru'na cevabi mesajında da "Türk Milleti'nin Tanrı tarafından kuruluşundan bu yana 50 yıl geçti" ifadesine yer verilmiştir. Bunlar Türk adını resmileştiren olaylar olarak tarihe geçmiştir.Göktürk yazıtlarında Türk sözü daha çok "Türk Budun" şeklinde geçmektedir. Türk Budun, Türk Milleti anlamındadır. Dolayısıyla Türk adı bu dönemlerde bir topluluğun veya kavmin isminden ziyade siyasi bir mensubiyeti belirleyen bir kelime olarak görülmektedir. Yani Türk soyuna mensup olan bütün boyları ve toplulukları ifade etmek üzere milli bir isim haline gelmiştir.Türk kelimesinin anlamı üzerinde de çeşitli görüşler vardır. Bunlardan bazıları şu şekildedir:Çin kaynaklarında "Tu-küe (Türk)" miğfer olarak yorumlanmakta; İslam kaynaklarında ses benzeşmesine dayanarak terk edilmekte, olgunluk çağı şeklinde değerlendirilmektedir.Arminius Vambery'nin 19. yüzyılda yazdığı eserlerinde belirttiğine göre, Türk kelimesi "türemek"ten gelmektedir.Ünlü Alman Türkolog Albert von Le Coq, Türk deyişinin "güç-kuvvet" anlamı taşıdığını ileri sürmüştür.Bu konudaki diğer çalışmalara göre, Türk kelimesi, "Altaylı (Ceyhun ötesi Turanlı)" kavimlerini tanımlamak üzere 420'li yıllardaki bir Pers metninde görülmektedir. Yine 515'de, "Türk-Hun" (Kudretli Hun) tabirinin de geçtiği bilinmektedir. İran kaynaklarında Türk kelimesinin "güzel insan" karşılığında kullanıldığı belirtilmektedir.9. yüzyılda Kaşgarlı Mahmud, "Türk adının Türkler'e Tanrı tarafından verildiğini" belirtmiş; "gençlik, kuvvet, kudret ve olgunluk çağı" demek olduğunu bir kez daha vurgulamıştır. Türk kelimesinin "güçlü-kuvvetli" anlamına geldiği, bugün neredeyse bütün tarihçiler tarafından kabul görmüştür.Türk YurduGünümüzde sayıları 350 milyonu aşan ve oldukça geniş bir bölgeye yayılmış olan Türkler'in ilk ana yurdunu tespit edebilmek için geniş araştırmalar yapılmıştır. Çeşitli alanlarda, farklı uzman ve bilim adamlarınca yapılan çalışmalar sonucunda her alanda farklı iddialar gündeme gelmiştir. Böylece ortaya şöyle bir tablo çıkmıştır:Tarihçiler, Çin kaynaklarına dayanarak Altay Dağları'nın; etnologlar, İç Asya'nın kuzey bölgelerinin; dil araştırmacıları, Altaylar'ın veya Kingan Dağları'nın doğu ve batısının; kültür tarihçileri, Altay-Kırgız Bozkırları arasının; sanat tarihçileri, Kuzeybatı Asya sahasının; antropologlar ise Kırgız Bozkırı-Tanrı Dağları arasının ilk Türk ana yurdu olduğunu iddia etmişlerdir.Bu konudaki araştırmalara göz attığımızda, Türkler'in ilk ana vatanlarının kesin sınırlarını çizmenin mümkün olmadığı görülür. Bunun asıl nedeni Türkler'in ilk zamanlardan itibaren oldukça geniş bir alana yayılmalarıdır. Son yıllarda yapılan dil araştırmaları göz önüne alındığında, ilk Türk yurdunun "Altay Dağları'ndan Urallar'a kadar uzanan, Hazar Denizi Kuzeydoğu Bozkırlarından Tanrı Dağları'nı kapsayan çok geniş bir bölge" olduğu anlaşılmaktadır.Türkler, tarihin akışı içerisinde, ana yurtlarından çok uzak mesafelere göç ederek geniş bir coğrafi alana yayılmış; bugün Balkanlar'dan Çin Seddi'ne, Sibirya Bozkırları'ndan Horasan, Afganistan, Tibet'e kadar olan bölgeleri yurt edinmişlerdir.Günümüzde özgürlük ve eşitliğin öncülüğünü yaptıklarını iddia edenler bilmelidir ki, insan hak ve hürriyetlerinin gerçek anlamdaki ilk uygulayıcısı Türkler olmuştur. Türkler tarafından kurulan devletlerde din, dil ve ırk ayrılığı gözetilmeksizin herkese eşit davranılmıştır. Profesör Hakkı Dursun Yıldız bu gerçeği, "Bütün tarih boyunca Türkler'de din, dil ve ırk ayrılığı sebebiyle Amerika ve Avrupa'da her zaman rastlanan bir katliama, işkenceye ve hakların elinden alınmasına kesinlikle rastlanmamaktadır" şeklinde ifade etmiştir.Dikkat çekici bir nokta, eski Türk kavimlerinde, kadınların erkeklerle neredeyse eşit haklara sahip olmalarıydı. Türk kadınları toplum hayatının hemen her aşamasında görev alırlar; yeri geldiğinde savaşmaktan çekinmezlerdi

Atatürk'e Farklı Bir Bakış Açısı

BİR ORTAOKUL ÖĞRENCİSİ, OKULUNUN DUVAR GAZETESİNE YAZMIŞ. İNANILMAZ GUZEL VE FARKLI BİR BAKIŞ AÇISI İYİ DE YAPMIŞ.
Bu ülkede yasayan her insanin bağımsızlığını ve demokrasisini borçlu olduğu insan: ATATÜRK...
Gençliğinde kot pantolon giyememiş. Sevgilisinin elinden tutup hasılat rekorları kiran bir sinema filmine gidememiş... Padişah ona Trablusgarp Cephesi'nde görev verdiğinde, lüks uçak şirketinin, first class koltuğunda viskisini yudumlayarak görev yerine gidememiş...
Halkına bağımsızlık fikrini anlatabilmek için kortej esliğinde Mercedes'lerle gezememiş Anadolu'yu... Kurtuluş hareketini başlatmak için 19 Mayıs'ta Samsun'a ayak basan ayağında spor ayakkabısı ya da kovboy çizmesi yokmuş... Kazandığı her savaştan sonra savaş sahasına fırlayıp moral veren mini etekli ponpon kızlar da yokmuş... Tarih kitaplarına bakılırsa, Yunanlıları İzmir'den denize döktükten sonra timsah yürüyüşü de yapmamışlar...
Ülkesinde yapacağı devrimleri, unutmamak için not alacağı bir cep bilgisayarı olmadığı gibi, kendisine suikast girişiminde bulunacakları da cep telefonundan öğrenememiş!
Atatürk için üzülüyorum. Dağ gibi adam, bir radyo programına faks çekemeden, İsmet Pasa için Safiye Ayla'dan bir istek parçası isteyemeden gitti ..
Lozan Zaferi'nden sonra veya Cumhuriyet'in ilanından sonra arabaya atlayıp sabahlara kadar korna çalıp,elnde bayraklarla sokaklarda tur atamadı. Evinin balkonuna çıkıp, bir şarjör mermiyi havaya sıkamadı.
Sen kalk, dört kadınla evlenebileceğin bir dönemde dünyaya gel, sonra değerini bilmeyip tek kadınla evlilik sistemini getir. Aaaah ah...
Çılgın diskolara gitmek, sabahlara kadar içip, içip rock yapmak, babasının mersedesini alıp söyle bir Emirgan turu çekmek dururken...
Bunları yapmadı Atatürk... Keyif çatmadı... Tüm hayatini ülkesinin kurtuluşuna ve uygarlaşmasına harcadı...
ISTE ONUN IÇIN BÜYÜK ADAMDI ATATÜRK HER FIRSAT ELINDE VARDI. O ISE SADECE BU MILLET İÇİN VARINI YOĞUNU ORTAYA KOYDU VE BU UĞURDA ÖLDÜ RUHUN ŞAD OLSUN YÜCE İNSAN....

SAĞLIK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

Sağlıklı bir yaşam için,alınan besinlerin iyi bir şekilde sindirilmeleri,sindirilmeyen artıkların ise vücuttan dışarı atılması gerekir.Dışkının vücuttan atılmasındaki zorluk haline de "kabızlık" denir.Özellikle zayıflama diyetlerinde bu periyot gün aşırıya çıkabilir.Alışılagelmiş beslenme düzeninde azaltmaya gidildiğinde dışkılama periyodunda meydan agelecek bir-iki günlük sapma normal karşılanıyor.Ancak bu süre uzadığında bağırsaklarda bekleyen atıklara dğerleride ekleniyor.Bu kolon bağırsağın genişlmesine yol açıyor.Bağırsaklarda bekletilen atıkların suyunun da bağırsak tarafından emilmesi de katılaşmaya ve dolayısıyla da kabızlığa yol açar.Kabızlığın başlıca sebeplerinden bazıları;Çok çay içmek,fazla miktarda elma,armut,ayva gibi meyveler yemek,portakal,mandalina ve limon gibi meyveleri kabuğuyla yemek,magnezyum eksikliği,yeterince sıvı almamak ya da fiziksel hareketsizlik.Uzamanlar çayda bulunan tanen maddesinin vücuda fazla alınmasının bağırsak hareketlerini bozduğunu ve tembellik oluşturduğunu belirtiyorlar.Gün boyunca içilien 3-4 bardak açık çay kabızlığa neden olmazken,4-5 bardak demli çay kabızlığa yol açabilir.Elma ve armuttaki pektin maddesi de kabızlığa yol açan sebeplerden...Kabızlıkta ifli posalı bitkiler almak gerekiyor fakat bunları baklagillerden,taze sebzelerden,fazla saflaştırılmamış tahıl ürünlerinden ,meyvelerden almamız gerekiyor.Magnezyum eksikliği de kabızlıpın başka bir nedeni.Bu durum genellikle kadınların mentrasyon(adet dönemi) öncesi yaygın.Ayrıca idrar söktürücü ilaçlar kullanılan bireylerde de magnezyum eksikliği görülmekte.BUNLARA DİKKAT EDİN*Bağırsağınızı terbiye edin.Bunun için hergün aynı saatte tuvalete gidin.*Sabaha aç karnına erik ve kayısından yapılmış marmelattan bir kaşık alıp üzerine su için.*Çayı az ve açık için.Eğer çayı çok seviyor ve çok içiyorsanız içine limon sıkın*bol sebze ve meyve yiyin.Her gün en az 4 kez meyve ve sebze yemelisiniz.*Fazla saflaştırılmamış tahıl ürünleri tüketin.Ancak kepeğe aşırı yer vermeyin.Çünkü kepekte fazla miktarda bulunan fitik asit demir emilimi engellemekte dolayısıyla kabızlığa neden olmaktadır.*Kurubaklagillerden bolca tüketin.

İLGİNÇ BİLGİLER :)

Deniz kobrası, dünyanın en zehirli yılanıdır. · Filler zıplamayan tek memelilerdir. · Yetişkin bir ayı, bir at kadar hızlı koşabilir. · 2 bin 600 kurbağa cinsi vardır. · Bir sineğin, saatteki hızı 8 km'dir. · Yunuslar, gözleri açık uyurlar. · Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır. · Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür. · İnek sütünün pH değeri 6'dir. · Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir. · Dalmaçyalılar gut olmayan tek köpek cinsidir. · Ayı inlerinin girişleri her zaman kuzeye bakar. · Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur. · Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat daha uzundur. · Üzerinde barkodu olan ilk ürün Wrigleys marka sakızdır. · Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır. · Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar. · Meşe ağaçları elli yasına gelmeden meşe palamudu üretemezler. · Aslanlar bir günde 50 kez çiftleşebilirler. · İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak bas parmağınki, en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağınkidir. · Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır. · Güney Kore başkenti Seul, Kore dilinde “başkent” anlamına gelir. · Kanada, Kızılderili dilinde “büyük köy” anlamına gelmektedir. · İngilizcedeki Wendy ismi, Peter Pan hikayesinde kullanılmak üzere uydurulmuştur. · Sahra Çölündeki Tidikelt kasabasına on yıl boyunca hiç yağmur yağmamıştır. · Mumyaların ayak parmakları tek tek sarılarak mumyalanmıştır. · Dünyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almıştı. 1878 yılının şubat ayında Connecticut New Haven'da yayınlanmıştı. · Yataktan düşerek ölme olasılığı iki milyonda birdir. · ABD'de, yasları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste ya da gözaltında tutulmaktadır. Ortalama bir erkek, hayatinin 3350 saatini traş olmak için harcar. · Geçen 3 bin 500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır. · Sallanan sandalyede hiç durmadan sallanma rekoru 440 saattir. · Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır. · İnsan saçı, üç kilo ağırlık kaldırabilecek esnekliktedir. · Günümüzde, evlenenlerin yarısı boşanmaktadır. · Beethoven beste yapmadan önce kafasını soğuk suya sokardı. · Her 25 kişiden biri astım hastasıdır. · Uranüs, çıplak gözle görülebilen bir gezegendir. · Kaptan Cook, Antarktika hariç bütün kıtalara ayak basan ilk insandır. · Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır. · Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer. · Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı, 200 mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğindedir ve Belçika'dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir. · Charles Dickens, uykusuzluk hastalığına yakalanmıştı. Sadece yüzünü kuzeye dönerse uyuyabileceğine inanıyordu. · Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971 yılında Japonya'nın Ishigaki Adası'nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır. · Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür. · Kış aylarında, Moskova'daki buz pateni pistleri 250 bin metrekarelik bir alanı kaplar. · Rusya'da doğudan batıya doğru seyahat edilirse, yedi saat kuşağı geçilir. · Norveç'in kuzeyinde, her yaz 14 hafta gece gündüz güneşli geçer. · Sadece dişi sivrisinekler ısırır. · Dünyada her dakika iki tane düşük şiddette deprem olmaktadır. · Hindistan'daki yıllık doğum sayısı, Avustralya'nın toplam nüfusundan fazladır. · Rusya'nın dörtte biri ormanlarla kaplıdır. · Tarih boyunca yeryüzünde bulunan altın 200 kat daha fazlası okyanuslarda bulunmaktadır. · Köpeklerin ter bezleri ayaklarındadır. · Larry Hagman (JR.)Dallas dizisinin setinde hiç kimsenin sigara içmesine izin vermezdi. · Salatalığın yüzde 96'si sudur. · Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır. · Peru'da hiç umumi tuvalet yoktur. · Timsahlar renk körüdür. · Yarim kilo bal yapabilmek için arılar iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorundadırlar. · Sadece dişi kanaryalar ötebilir. · Tarantulalar iki buçuk yıl yiyeceksiz yasayabilirler. · Havuca rengini karoten verir.· İnciler sirkede erir. · Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir. · Rodin'in ünlü ‘Düşünen Adam' heykeli aslında İtalyan şair Dante'nin portresidir. · En fazla asfaltlı yola sahip ülke Fransa'dır. · Sihirli sözcük ‘abrakadabra' ilk olarak yüksek ateşli hastaların ateşlerini düşürmek için söylenmişti. · Marilyn Monroe'nun altı ayak parmağı vardı. · Albert Einstein dokuz yaşına kadar düzgün konuşamamıştı. · Her iki taraf da kan bağışında bulunursa, Paraguay'da düello yapmak yasaldır. · Eiffel Kulesi'nin tepesine çıkana kadar 1792 basamak var. · Kaydedilen en uzun tavuk uçuşu 13 saniyedir · Dünyadaki beyaz karıncaların toplam ağırlığı insanlarin 10 katıdır. · Eşeklerin gözleri dört ayaklarını da görebilecek şekildedir. · Kedilerin her bir kulağında 32 adele vardır. · Kutup ayıları solaktır. · Zürafalar 35 cm. uzunlukta siyah bir dile sahiptirler. · Hayvanlar aleminde sadece domuzlar güneşten yanabilir. · İnsanları parmak izinden, köpekleri ise burun izinden tanımak mümkündür. · Develerin üç tane kaşı vardır. · Kirpiler suyun üzerinde batmadan kalırlar. · Istakozların kanı mavi renktedir. · Kuş örümceği sırtında 300 yavrusuyla gezer. · Keseli farenin yavruları annelerinin sırtına ısırarak tutunur. · Salyangozların 25 bine yakın dişi vardır. · Yılanlar duyamaz. · Zürafalar yüzemez. · Kediler şeker tadını ayırt edemez. · Timsahlar, dillerini dışarıya çıkaramazlar. Kangurular, geriye doğru yürüyemez. · Kelebekler, ayakları ile tat alırlar. · Atlar, bir ay ayakta kalabilirler.

Herşey sende gizli-Can YÜCEL...

Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat! İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir Kuşlar ötebildiği kadar sevimli Bebek ağladığı kadar bebektir Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin...